Migren hastaları güneşten korunmalı
Migren hastalarının yaklaşık yüzde 90’ı hastalık nedeniyle yaşam kalitesinin azaldığından yakınıyor. Birçoğu da doktora gitmediği için hastalığından ve tedavi yollarından haberdar değil. Yaşamın her alanını etkileyen migren, birçok faktörün etkisiyle ortaya çıkıyor. Güneş ışığı, özellikle yaz aylarında migren ataklarını tetikleyen faktörlerin başında yer alıyor. Migren hastalarının güneş ve diğer yapay ışıklara karşı duyarlı olmasına fotofobi adı veriliyor. Prof. Dr. Betül Baykan, “İşi gereği dışarıda olmak zorunda olanlara, tatile çıkacak migren hastalarına şapka ve gözlük kullanımı öneriyoruz” dedi.
İ.E Ulagay-Menarini Group’un desteği ile Türk Nöroloji Derneği Başağrısı Çalışma Grubu bünyesinde hayata geçirilen “Türkiye’de Başağrısı ve Migren Epidemiyoloji Çalışması”na göre; hastaların yüzde 89.3’ü migrenin hayatını etkilediğini ve engellediğini belirtiyor. Migrenle mücadelede teşhisin ardından doğru tedavi almanın yanı sıra tetikleyici faktörlerden korunmak da önem kazanıyor. Özellikle yaz aylarında güneş ışığı hastaların sıkça yakındığı tetikleyici faktörler arasında yer alıyor.
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Baykan, migren hastalarının güneş ışığına karşı duyarlı olduklarını belirterek “Baş ağrısı çekerken ışıktan rahatsız olmak ve ışıktan kaçınmak isteği migrenin belirtilerinden biridir. Bu duruma tıp dilinde fotofobi adı veriliyor. Buradaki ışık genelde güneş ışığı olabileceği gibi, diğer yapay güçlü ışıklar da rahatsız edici olabilir. Fotofobi varlığı uluslararası başağrısı sınıflamasında migrene işaret eden çok önemli kriterlerden biri olarak kabul edilmiştir. Fotofobi nedeniyle migrenli hastalar karanlık ortamlara kaçarak ağrılı dönemi atlatmaya çalışırlar” diye konuştu. Baykan, fotofobisi olan hastaların tedavisi hakkında şöyle bilgi verdi: “Migrende fotofobi sadece bir belirtidir ve tek başına bir tedavisi yoktur. Ancak etkili bir atak tedavisi ve yaşam kalitesi etkilenmiş hastalarda sürekli verilen koruyucu tedavi ile tüm ataklar azaltılabilmektedir.”
Işığa karşı hassasiyet migrenin habercisi
Baykan, migreni başlatan faktörler arasında sık ifade edilen faktörlerden birinin ‘güneş ya da lamba ışığı’ olduğuna dikkat çekti: “Stres, açlık, uykusuzluk gibi tetikleyici nedenlerin migren kadar gerilim tipi baş ağrısı için de söz konusu olduğunu unutmamak gerekir. Oysa parlak ışık, özellikle migrene özgü bir tetikleyicidir. Bu nedenle tanı açısından da değer taşır.”
Beyin sapını etkileyerek atağı tetikliyor
Prof. Dr. Betül Baykan, güneş ışığının ağrıyı nasıl başlattığı hakkında bilgi verdi: “Migrenin güneş ışınlarından nasıl tetiklendiğine ilişkin mekanizma tam olarak bilinmemektedir. Migrene yatkın bireylerde aşırı ışığın bir çeşit strese yol açarak beyin sapı ve bazı özel yapıları etkilediği ağrı oluşturan maddelerin salınmasına ortam hazırladığı düşünülmektedir. Ancak bu durum her an oluşmaz ve hasta her parlak ışığa maruz kaldığında migren görülmez. Bu da ışık dışı ek faktörlerin de gerektiğini göstermektedir.”
Bazı hastalar ışıklar görerek migrenin geleceğini anlıyor
Işığa karşı duyarlılığın migren atağının habercisi olabileceğini vurgulayan Baykan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Migren çoğu kez öncesinde önemli bir belirti olmaksızın ortaya çıkar. Migrenli hastaların yüzde 5-10 kadarında ağrıların hemen öncesinde 5-60 dakika arası süren geçici nörolojik belirtiler görülebilir. En sık karşılaşılan belirtiler; yarım alanı görememe, ışıklar ve çizgiler görmektir. Bu belirtilerin hemen ardından veya 1 saat içinde ağrı ortaya çıkabilir. Auralı migren olarak adlandırılan bu tür ataklarda, olayın beynin görme kabuğundan (oksipital korteks) başladığı gösterilmiştir. Yani migren mekanizması görme yollarının merkezinde etkilidir.”
Televizyon ışığı migrenli çocuklar için zararlı
Bir erişkin hastalığı olarak bilinen migrenin çocuk ve gençlerde de görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Betül Baykan, ebeveynlere tavsiyelerde bulundu: “Giderek artan bilimsel çalışmalar migrenin aslında çocuklarda ve ergenlik çağındaki gençlerde de sıkça görüldüğünü, okuldan kayıplara ve derslerde başarısızlığa yol açtığını göstermektedir. Özellikle düzensiz yaşamak, kötü beslenme alışkanlıkları, aşırı televizyon izlenmesi ve bilgisayar kullanımı çocuklarda başağrısı ve migren sıklığını giderek artan bir sorun durumuna getirmektedir. Bu nedenle migrenli çocukların aşırı televizyon izlememesi ve ekran oyunlarını uzun oynamamaları önem taşır.”
Tedavi düzenli bir şekilde devam etmeli
Prof. Dr. Betül Baykan, migren hastalarının güneş ışığından korunmak için nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı:
- Güneş ışınlarının diğer olumlu yanları düşünüldüğünde tam bir korunma önerilmemektedir. Ancak migrenli hastanın etkin koruyuculuğu olan bir güneş gözlüğü kullanması yararlıdır.
- İşi gereği dışarıda olmak zorunda olanlara ve tatile çıkacak migren hastalarına şapka ve gözlük kullanımı öneriyoruz.
- Migren atağı birçok nedenle hatta hiç bir tetikleyici yokken dahi ortaya çıkabileceği için açlık uykusuzluk, dokunan gıdalar gibi diğer faktörlerin kontrol edilmesi, etkin bir migren atak ve gerek varsa koruyucu tedavinin varlığı da hastalığa karşı mücadelede oldukça önemlidir.
Rakamlarla Türkiye’de migren
Türk Nöroloji Derneği Başağrısı Çalışma Grubu bünyesinde, 21 ilde yüzyüze görüşmelerle gerçekleştirilen “Türkiye’de Başağrısı ve Migren Epidemiyoloji Çalışması”, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan öğretim üyeleri grubu tarafından ve İ.E Ulagay-Menarini Group’un desteği ile hayata geçirildi. Prof.Dr. Mustafa Ertaş’ın koordinatörlüğünü üstlendiği, Prof.Dr. Aksel Siva, Prof.Dr. Mehmet Zarifoğlu, Prof.Dr. Betül Baykan, Prof.Dr. Sabahattin Saip, Doç.Dr. Necdet Karlı, Dr. Elif Kocasoy Orhan ve Doç. Dr. Emel Önal’ın önderliğinde gerçekleşen “Türkiye’de Başağrısı ve Migren Epidemiyoloji Çalışması” sonuçlarına göre;
- Her dört kadından birinde migren görülüyor. Her üç kadına karşılık sadece bir erkekte migrene rastlanıyor. Migrenin kadınlarda daha sık görülmesinin sebebi ise tam olarak bilinmiyor.
- Baş ağrısı çekenlerin yüzde 48.6’sı, migrenlilerin ise yüzde 29.4’ü doktora başvurmuyor.
- Migren hastalarının yüzde 61.5’inde aile ilişkilerinde, yüzde 54.9’unda arkadaşlık ilişkilerinde, okula gidenlerin yüzde 57.9’unda ise okul hayatında bozukluk olduğu görüldü.
- Migreni tetikleyen faktörler arasında yüzde 68.5 oranla stres ilk sırada yer alıyor. Diğer faktörler; lodos yüzde 54, açlık yüzde 54, uykusuzluk yüzde 50.
- Migren hastalarının yüzde 88.3’ü ilaç kullanıyor, bu hastalardan sadece yüzde 36.9’u doktor tavsiyesiyle ilaç kullanıyor.
- Migren hastalarının sadece yüzde 10.7’si yaşam kalitesinin migrenden etkilenmediğini söylerken, yüzde 89.3’ü hayatının etkilendiğini ve kısıtlılık yaşadığını belirtti.
- Migreni olan ve doktora giden hastaların sadece yüzde 45’inin ilk gittikleri doktorda doğru tanı alıyor. Migren olduğu halde migren tanısı almayan hastaların oranı yüzde 55.
- Hastaların yüzde 29.2’si migren nedeniyle maddi kayıplar yaşıyor. |